STRATEJİK VİZYON BELGESİ

9. ULUSAL FİZİK ÖĞRENCİLERİ KONGRESİ

“Holografi Teknolojileri”

(17-19 Ağustos 2016,  Yıldız Teknik Üniversitesi, Davutpaşa Kampüsü-İstanbul)

Hologram, fotoğraftan farklı olarak ışığın faz bilgisini kaydeden fotografik materyaldir. İnterferometriye, yani girişim desenlerinin kaydedilmesine ve ölçülmesine dayanan holografi, gözlük ya da benzeri bir aparat kullanmadan 3 boyutlu görmeyi sağlayan yegâne araçtır.

Holografinin temeli, Nobel Ödülü kazanan Dennis Gabor’un karışık desen teorisine dayanır. 1947 yılında Gabor, her bir ışık dalga tepesinin oluşturduğu desenin, orijinal kaynağının bütün verilerini taşıdığı ve bu bilginin bir film üzerinde depolanıp çoğaltılabileceği teorisini ortaya atmıştır.

1960’lı yıllarda yeni bulunan lazerler, uygun optik ve birleştirme teknolojileri sonucunda fizikçiler tarafından yeniden gündeme gelmiştir. Bu yeni teknolojiyle şaşırtıcı derecede gerçeğe yakın 3 boyutlu görüntüler elde edilmiştir. Nano seviyelerde ölçümler yapmaya yarayan bu teknik, bilim dünyasında kısa sürede kabul görmüş ve günümüzde hologram teknolojisi kimya, mühendislik, sanat gibi pek çok dalda kendine uygulama alanı bulmuştur.

Yüksek katma değerli millî ürünlere dönüştürülemeyen holografi teknolojisi, temel seviyede gelişimini uluslararası bilimsel çalışmalarla tamamlamıştır. Klasik (konvensiyonel) hologram çalışmalarına 1980 yılından beri ülkemizden en az bir bilim adamının katkı yaptığı akademik çalışma sayısı, dijital holografinin büyük oranda gelişim gösterdiği 1998 yılına kadar sadece 5 tanedir. Bazı önde gelen üniversitelerin katkısıyla dijital holografi alanında meydana gelen kıpırdanmalar, bugün dijital holografinin uç sınırlarını zorlayan en önemli bilim adamlarının ülkemizden göç etmesine neden olmuştur.

2000’li yıllarda 100’den fazla yüksek kaliteli bilimsel çalışmaya imza atan Türk bilim insanımız, dünyanın çözmeye ihtiyaç duyduğu büyük problemlere, çığır açan çözümler sunmayı başarmışlardır.

Türkiye’de Holografi’nin Geleceği

Dijital holografi ile yapılabilecekler, interdisipliner çalışmalarla ortaya çıktıkça sağlıktan biyomühendisliğe, astronomiden coğrafyaya, kimyadan malzeme bilimine kadar pek çok sahada yeni ve yüksek katma değerli teknolojik gelişmeler yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Ülkemizde yalnızca birkaç yüz kişinin gerçekten hologram görmüş olması ve bu konuda eğitimi almış olması, sadece birkaç bin kişinin holografiden haberdar olması, dönüşen bu yeni teknolojinin çıktılarından faydalanabilmek için ülkemize yetmeyecektir.

Yıldız Teknik Üniversitesinde belli bir dönem açılmış olan holografi dersi dışında ülkemizde bu alanda lisans ve yüksek lisans dersi açılmamıştır. Ülkemizde bir hologram müzesi veya holografi kursları bulunmamaktadır. Odağına holografik metotları ve holografi kullanılarak geliştirilebilecek uygulamaları alan bir kurum ya da kuruluş da bulunmamaktadır.

Worcaster Politechnique Institute, 1972 yılında Holografi Enstitüsü’nü, komşumuz Yunanistan 1987’de Helenic Institute of Holography’i, Amerika’da Massachusetts Institute of Technology (MIT),  Media Lab holografi bölümünü kurmuştur. Ayrıca Almanya, Kore gibi gelişmiş ülkeler, holografinin bulunduğu ilk yıllardan itibaren bu alanda sürekli çalışmalar yaparak holografinin gelişmesine katkı sağlamış ve çıktılarından faydalanmaya çalışmıştır.

Ülkemizde holografi sahanın uzmanlarını bir araya getirebilecek, uygulama alanlarını güncel bir şekilde takip edecek, Türkçe ve İngilizce içerik üretebilecek, holografik çalışmaların eğitim ve öğretimini gerçekleştirebilecek, holografi uzmanları için buluşma noktası olabilecek bir yapı henüz bulunmamaktadır.

Yakın zamana kadar sadece pahalı lazer ve optiklerle, büyük oranda laboratuvar standartlarında gerçekleştirilebilen holografi faaliyetleri; ucuz ve güçlü diod lazerler, yeni holografik film çeşitleri, ucuz optik aparatlar sayesinde artık ev ortamında bile gerçekleştirilebilecek bir aktiviteye dönüşmüştür. Bu sayede hız kesmeye başlayan holografi hareketleri yeniden canlanmaya başlamıştır.

Sadece akademik bir çevreyle sınırlı olan holografi dünyası, artık liselere hatta ilköğretime kadar ulaşabilen bir bilimsel aktivite olarak gerçekleştirilebilmektedir. Holografi sayesinde temel optik bilgisi, temel laboratuvar ortamı çalışma kuralları, kimyasallarla çalışabilme kabiliyeti, dijital holografide görüntü işleme, sinyal işleme gibi konularda uygulamalı tecrübe kazandırılabilir ve bu alanda ihtiyaç duyulan holografiye ilgisi olan genç nesillerin yetişmesine katkı sağlanabilir.

Holografi Teknolojileri Eğitimi ve Araştırmaları Laboratuvarı (HOLOTEK) olarak, bu misyonu yerine getirmek için kurulduk ve bu amaçla faaliyet gösteriyoruz.

 Ulusal Fizik Öğrencileri Kongresi (UFOK)

Türkiye’nin fizik bölümlerinde okuyan öğrencilerini bir araya getiren tek kongre olma özelliğine sahip Ulusal Fizik Öğrencileri Kongresi (UFOK), 2005 yılından beri Türkiye’de fizik biliminin geleceğini tartışmak ve bilimsel araştırmalara yönelik öğrenci teşvikini artırmak amacıyla gerçekleştiriliyor.

İlk kez Orta Doğu Teknik Üniversitesinin ev sahipliğiyle gerçekleştirilen Kongre, daha sonra Ege Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Sakarya Üniversitesinde fizik öğrencilerini bir araya getirdi.

En son 2012 yılında Sakarya Üniversitesinde gerçekleştirilen UFOK, 4 yıl aradan sonra Yıldız Teknik Üniversitesinde “Holografi Teknolojileri” temasıyla devam ediyor.

Misyonumuz ve Vizyonumuz

Holografi, fen ve doğa bilimlerinde, tıp ve mühendislik alanlarında kendine uygulama alanı bulabilen temel bir araç olarak düşünülebilir. Sıcaklık, uzunluk, konum ve hasar ölçümleri için kullanılabilir. Işığın ya da dalganın, değdiği her şeyin bilgisini taşıyarak analiz etmemizi sağlayacak bir data oluşturan holografik metotlar sayesinde micro-nano çalışmalar kolaylaşmaktadır.

Filmlerde ve pek çok magazin haberde geçen “hologram” imajları, kelimenin büyüleyici atmosferinden yararlanmak adına sıkça tekrarlanan bir reklam aracından ibarettir. Derinlik ipuçları(depth cues) olarak adlandırılan doğrusal perspektif; araya girme, gölgeler, hareket, retinal farklılık gibi daha pek çok ipucu taklit edilebildiği ölçüde 3 boyut algısını güçlendirir. Söz gelimi, 3D televizyonlarda binoküler ipuçlarından retinal farklılık, yani iki göze farklı imajların düşmesi özelliği taklit edilmeye çalışılmaktadır. Sahne gösterilerinde kullanılan “holografik” yöntemlerde, monoküler ipuçlarından araya girme(kesişme) ve gölgeler taklit edilmeye çalışılır. Multiview olarak adlandırlan bir başka uygulamada izleyicinin pozisyonuna göre farklı imaj gösterilerek 3 boyut algısı oluşturulmaya çalışılır. Bu ve buna benzer pek çok uygulama bir hologram veya holografik metot olmaktan uzaktır ve sebep olduğu bilgi kirliliği, holografinin akademik çevrede yayılmasına engel olmaktadır. Bu kongre aracılığı ile yeni yetişen bilim insanlarının farkındalığını artırarak doğru mecralara, doğru bilginin kullanımına yönlendirmeyi amaçlıyoruz.

İlk defa bu yıl “Holografi Teknolojileri” temasıyla çağrıya çıkan UFOK’ta, tüm dünyada üzerine ciddi çalışmalar yürütülen holografi teknolojilerine ilgiyi artırmayı, bu konuda öğrencilerimize ışık tutmayı, insan kaynağı ve bilgi birikimi oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu kongre aracılığıyla holografi alanındaki doğru bilginin yaygınlaşmasını ve doğru mecralara erişimin artırılmasını amaçlıyoruz.

Katılımcılarımız, bu kongre sayesinde profesyonel ağlarını geliştirebilir, disiplinler arası çalışmalar için partner edinebilir ve edineceği bu bağlantılar sayesinde bilimsel vizyonlarını geliştirebilirler. Gençlerimiz, kongreden elde edecekleri bilgi ve birikimle, yeni fikir ve projelerin yanında girişimci özelliklerini keşfedeceklerdir. Ülkemizde holografi alanında yüksek teknolojinin gelişmesine katkı sağlayacak çalışmaların ilk adımlarını atacağımız UFOK 2016, bu özelliğiyle gençlerimize ilham kaynağı olacaktır.

Kongre Ana Teması

Holografi Teknolojileri

Alt Temalar

Holografi ve Hologram

Holografik Tahribatsız Muayene

Dijital Holografi

Holografik Sensörler

Holografik Görüntüleme